Öz
Amaç: Mide kanseri en sık görülen beşinci kanser olup, kanserden ölümlerin üçüncü ana nedenidir. Mide kanseri ameliyatı sonrası hastaların %1,99’unda D1 ve D2 diseksiyon sonrası, %6,3’ünde D3 ve D4 diseksiyon sonrası şilöz kaçak görülmektedir. Enteral beslenmeyi takiben abdominal drenlerden gelen süt benzeri sıvı şilöz sızıntıyı oluşturur. Kanser ameliyatından sonra şilöz kaçakların teşhisi ve tedavisi çok önemlidir. Bu çalışma şilöz kaçakların tedavisine rehberlik etmeyi amaçlamaktadır.
Yöntem: Total veya subtotal mide rezeksiyonu sonrası 207 hastaya (142 erkek, 65 kadın) D2 lenf nodu diseksiyonu uygulandı. Yaş, cinsiyet, tümörün yerleşim yeri, ameliyat tipi, çıkarılan lenf nodu sayısı, metastatik lenf nodu, lenfatik kaçağın günü, şilöz kaçağı tanısı, tedavi, morbidite, mortalite, fistül kapanması ve hastanede kalış süresi değerlendirildi.
Bulgular: Ameliyat sırasında çıkarılan ortalama lenf nodu sayısı 39 (16-87) idi. On üç hastada ortalama tespit süresi 5 gün (3-7) olan şilöz kaçak mevcuttu. Çalışmanın başında şilöz kaçağı hastalarına total parenteral beslenme verildi. Daha sonra hastalara orta zincirli trigliserit (MCT) içeren düşük yağlı bir diyet verildi.
Sonuç: Çalışmamızda Tg 230-3497 mg/dL idi. Şilöz kaçak olan grupta istatistiksel anlamlılık olmaksızın normalden daha fazla lenf nodu disseke edildi. Şilöz kaçaklar preoperatif anemi, hipoalbüminemi ve lenf nodu rezeksiyonu ile ilişkilidir. Dren çıkışı 300 cc/gün’ün altına düştükten sonra orta zincirli trigliserit diyeti uygulandı. Hiçbir hastamız şilöz kaçağı nedeniyle ameliyat edilmedi ve şilöz kaçağı olan hastaların MCT diyeti ile takip edilebileceğini rahatlıkla söyleyebiliriz.