Öz
Amaç
Bu çalışma, benign nedenlerle histerektomi uygulanan tamoksifen tedavisi alan meme kanseri hastalarında transvajinal ultrasonografi (TVUSG) ile ölçülen endometrial kalınlık, preoperatif endometrial biyopsi bulguları ve nihai histopatoloji sonuçları arasındaki ilişkiyi değerlendirmeyi amaçlamaktadır.
Yöntem
1 Ocak 2020 ile 1 Ocak 2025 tarihleri arasında histerektomi uygulanan tamoksifen tedavisi altındaki 77 meme kanseri hastası üzerinde retrospektif gözlemsel bir çalışma gerçekleştirildi. Hastaların demografik verileri, tamoksifen kullanım süresi, TVUSG ile ölçülen endometrial kalınlık, preoperatif biyopsi sonuçları ve nihai histerektomi patoloji bulguları değerlendirildi. İstatistiksel analizlerde t-testi, Mann-Whitney U, ki-kare, alıcı çalışma karakteristiği (ROC) eğrisi ve Cohen’s Kappa testleri kullanıldı.
Bulgular
Hastaların %36,4’ünde postoperatif endometrial patoloji saptandı. Patolojik bulgusu olan hastalarda endometrial kalınlık (11,74±6,20 mm’ye karşı 7,93±4,27 mm; p=0,01) ve tamoksifen kullanım süresi (4,52±2,97 yıla karşı 2,83±2,07 yıl; p=0,01) anlamlı olarak daha yüksekti. ROC analizine göre endometrial kalınlığın tanısal gücü orta düzeydeydi (eğri altında kalan alan =0,686; %95 güven aralığı: 0,565-0,807; p=0,007). 7,5 mm’lik eşik değeri %75,0 duyarlılık ve %63,3 özgüllük sağladı. 4,5 mm’lik daha düşük eşik değeri daha yüksek duyarlılık (%96,4) ancak düşük özgüllük (%24,5) ile ilişkiliydi. Preoperatif biyopsinin tanısal değeri sınırlı olup duyarlılığı %35,7, özgüllüğü %73,5 ve nihai patoloji ile uyumu düşüktü (Cohen’s Kappa =0,095; p=0,397).
Sonuç
Tamoksifen tedavisi alan hastalarda preoperatif endometrial biyopsi ve endometrial kalınlık ölçümünün tanısal doğruluğu sınırlı bulunmuştur. Özellikle semptomatik, uzun süre tamoksifen kullanan veya artmış endometrial kalınlığa sahip hastalarda bireyselleştirilmiş takip stratejilerine ihtiyaç vardır. Klinik yönetimi yönlendirebilmek adına daha geniş ölçekli çalışmalara gereksinim duyulmaktadır.